• Anasayfa
  • Kurumsal
  • Hizmetler
  • Referanslar
  • IK
  • SSS
  • İletişim
Lütfen dil seçiniz
  • TRBR
  • ENFR
  • Marka
  • Patent
  • Endüstriyel Tasarım
  • Hukuk
  • Yurtdışı Tescil
  • Önemli Bağlantılar
  • Anasayfa

 


Marka ve Coğrafi İşaret

1. Marka Nedir?, Hizmet Markası Nedir?, Ortak Marka Nedir?, Garanti Markası Nedir?
2. Hangi Durumlarda Marka Sahibinin, İzni Olmaksızın kullanılan, markasının kullanılmasını önleme hakkı vardır?
3. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Uyarınca Hangi Faaliyetler Kısıtlanabilir?
4. Tescilli Markanın Hukuki Olarak Sağladığı Haklar Nelerdir?
5. Marka Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?
6. Marka Korumasından Kimler Yararlanabilir?
7. Karşılıklılık İlkesi Nedir?
8. Tescilli Markayı Kullanmamanın Sonucu Nedir? Hangi Hallerde Marka İptal Edilir.Markanın iptali kararını kim verir?
9.Markayı Kullanma Kabul Edilen Durumlar Nelerdir?
10. Marka Devri Nedir? Nasıl Gerçekleştirilir?
11. Markada Lisans ve Lisans Şartları Nelerdir?
12. Markada Unvan, Nevi ve Adres Değişikliği Nedir?
13. Tescilli Markaların Koruma Süresi ve Yenileme Nasıldır?
14. Marka Hakkı Nasıl Sona Erer?
15. Marka Hakkından Vazgeçme Nedir?
16. Yoksun Kalınan Kazancın Anlamı Nedir? Nasıl Saptanır? Artırımı Nasıl Olur?
17. Markada Tazminat Nedir?
18.Markanın İtibarı Zarara Uğrarsa Marka Sahibi Tazminat İsteyebilir mi?
19. Yurt Dışında Marka Tescili Nasıl Yapılır?
20. Bir Ülkede Tescil Edilen Markanın Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır Bu Doğru Mudur?
21. Marka Tescil Başvurusunun Reddine Neden Olabilecek Mutlak (Kesin) Nedenler Nelerdir?
22. Marka Reddine Neden Olabilecek Kesin Nedenlerde İstisna Var mıdır? Var İse Nelerdir?
23. Rüçhan Nedir? Marka Tescilinde Rüçhan Hakkı Nasıl Elde Edilebilir?
24. Markalarda İlan Sistemi Nedir?
25. Markanın Sağladığı Haklar Üçüncü Kişilere Karşı Ne Zaman Hüküm İfade Eder ve Nasıl Değerlendirilir?
26. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamında İstisna Var mıdır?
27. Marka Tescilinden Doğan Haklar Nasıl Tüketilir?
28. Hükümsüzlük Halleri Nelerdir? Hükümsüzlüğü Kimler, Nasıl İsteyebilir?
29. Hükümsüzlüğün Etkileri Geçmişe Yansır mı?
30. Marka Konuları ile İlgili Olarak Enstitü Nezdinde Kimler İşlem Yapabilir?
31. Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Kullanımı Yasaklanabilir mi?
32. Avrupa ile Gümrük Birliği başladığı için Avrupa'da daha önce tescilli bütün markalar Türkiye'de de geçerli olmakta mıdır?
33. Madrid Protokolü Ülkemizde Ne Zaman Uygulanmaya Başlamıştır. Madrid Sistemi’nin Amaçları Nelerdir?
34. Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?
35. Madrid Sistemi İle Yapılan Uluslararası Tescil Esas Markaya Ne Şekilde Bağımlıdır?
36. Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?
37. Uluslararası Başvuruda Bulunmak İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
38. Coğrafi İşaret Nedir?
39. Coğrafi İşaret Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler Nelerdir?
40. Coğrafi İşaret Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?
41. Bir Ülkede Tescil Edilen Coğrafi İşaretin Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır. Bu Doğru Mudur?

Patent

1. Buluş Nedir?, Patent Nedir?
2. Buluşların Patent İle Korunmasının Amaçları Nelerdir?
3. Patentle Korunacak Buluşlarda Aranan Kriterler Nelerdir ? Hangi Buluşlar Patent İle Korunabilir ?
4. Patent Verilemeyecek Konular ve Buluşlar Nelerdir ?
5. Buluşa Patent Verilmesini Etkilemeyen Açıklamalar Nelerdir?
6. Faydalı Model Nedir ve Yararları Nelerdir?
7. Rüçhan Hakkı Nedir ve Buluş Sahibine Ne Gibi Yararlar Sağlar?
8. Patent Başvurusu Yapmadan Önce Neler Yapılabilir?
9. Türkiye'deki Patent Başvurularının Sayısının Çok Az Oluşunun Nedenleri Nelerdir?
10. Türkiye’de kaç çeşit patent sistemi vardır?
11. Türkiye’nin üye olduğu uluslararası ve bölgesel anlaşmalardan hangileri patent ile ilgilidir ?
12. Patent Verilen Bir Konudaki Ürünlerin Tümünün Üretme ve Pazarlama Hakkının Patent Sahibinin Tekeline Verildiği Düşüncesi Doğru mudur?
13. Bir Ülkede Alınan Patentin Tüm Dünyada Geçerli Olduğu Düşüncesi Doğru mudur?
14. Patent veya Faydalı Model Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir?
15. Yurtdışında Patent/Faydalı Model Başvurusu Nasıl Yapılır?
16. Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) Aracılığıyla Bir Başvuru Nasıl Yapılır?
17. Yıllık Ücretlerin Ödenme Süreleri ve Sonuçları Nelerdir?
18.Patent Başvurusunun veya Patentin Kullanma Hakkının Sözleşmeye Dayalı Lisansa Konu Olması Durumunda Nasıl Başvuruda Bulunulur?
19. Patent Sahibi Patent Konusu Buluşu Kullanmıyorsa, Ne Şekilde Lisans Verme Teklifinde Bulunabilir?
20. Patent Başvurusu veya Patent Hakkının Devri İşlemi İçin Ne Şekilde Başvuruda Bulunulmalıdır?
21. Patent Başvurusu veya Patent Hakkının Veraset Yoluyla İntikali ya da Rehin Edilmesi İşlemi İçin Ne Şekilde Başvuruda Bulunulmalıdır?
22. Kullanma Zorunluluğunun Gerçekleştirildiği Konusunda Enstitüye Ne Şekilde Bildirimde Bulunulur?
23. Unvan ya da Adres Değişikliği İşlemi İçin Ne Şekilde Başvuruda Bulunulmalıdır?
24. Patent hakkının sona ermesinin sebepleri nelerdir?
25. Avrupa Patent Sözleşmesi Nedir?

Endüstriyel Tasarım

1. Endüstriyel Tasarım Koruması Nedir?
2. Endüstriyel Tasarım Olarak Tescil Edilemeyecek Tasarımlar Nelerdir?
3. Tasarım Hakkı Talep Edenle Tasarımcı Arasındaki Fark Nedir?
4. Tescilsiz Endüstriyel Tasarım Kullanımının Sakıncaları Nelerdir?
5. Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz Halleri Nelerdir?
6. Endüstriyel Tasarım Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir?
7. Bir Ülkede Tescil Edilen Endüstriyel Tasarımın Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır? Bu Doğru Mudur?
8. Üzerinde Sınai Mülkiyet Hakları Bulunan Bir Üründe Küçük Değişiklikler Yapılırsa Endüstriyel Tasarım Tescili Olabilir mi?
9. Yurt Dışında Tasarım Başvurusu Nasıl Yapılır?
10. Endüstriyel Tasarımın İtibarı Zarara Uğrarsa, Endüstriyel Tasarım Sahibi Tazminat İsteyebilir mi?

 

Marka ve Coğrafi İşaret

1. Marka Nedir?, Hizmet Markası Nedir?, Ortak Marka Nedir?, Garanti Markası Nedir?

a) Marka Nedir?

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi ve ambalajlarının gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretlerdir. Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz.

b) Hizmet Markası Nedir?

Bir işletmenin hizmetlerini diğer işletmelerin hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir.

2. Hangi Durumlarda Marka Sahibinin, İzni Olmaksızın kullanılan, markasının kullanılmasını önleme hakkı vardır?

Aşağıda belirtilen hallerde marka sahibinin, izni alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır.

Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayla aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,

Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,

Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamı mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.

3. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Uyarınca Hangi Faaliyetler Kısıtlanabilir?

İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,

İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,

İşareti taşıyan malın ithali veya ihracı,

İşaretin teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.

4. Tescilli Markanın Hukuki Olarak Sağladığı Haklar Nelerdir?

556 sayılı Kararname'nin, tescilli markalara sağladığı koruma

a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerlerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteme,

b) Tescilin hukuki olarak sağlayacağı tescilli bir markanın başkasına devir edilebilirliği, miras yolu ile intikal edilebilirliği, kullanma hakkının lisans konusu olabilirliği, rehin ve teminat olarak gösterilebilirliği gibi haklardır.

Bu tür haklar başvurular için de geçerlidir.

Tescilsiz marka kullananlar, belirtilen bu haklardan yararlanamazlar.

5. Marka Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?

a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz olarak mal veya ambalajı üzerine konulması işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim , edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaretin altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması, işareti taşıyan malın ithali veya ihracı, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması,

b) İzinsiz olarak markanın veya benzerinin taklit edilmesi,

c) Bilindiği veya bilinmesi gerektiği halde markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak ve ya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak,

d ) Sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek ,

e) Yukarıda yazılı eylemlere katılmak veya yardımcı olmak veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve koşulda olursa olsun bu eylemlerin yapılmasını kolaylaştırmak,

f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bu markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını belirtmekten kaçınmak, marka hakkına tecavüz sayılan hallerdir.

5194 sayılı Kanun'un 16. Maddesi ile 556 sayılı KHK'ya eklenen 61/A maddesinde belirtildiği üzere;

a)Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerinde konulmuş, marka koruması olduğunun belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

b)Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği halde, marka korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltı milyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

c)Kararnamenin 61 inci maddesinde yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur.

d)Yukarıda yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur.

e)Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanununun 64,65,66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.

f)Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayanlar, Enstitü 5590 veya 507 sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fıil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir. Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır.


sayfa başına dön

6. Marka Korumasından Kimler Yararlanabilir?

Türkiye'de marka korumasında; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na taraf devlet vatandaşı olarak başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.

Yukarıdaki paragraf kapsamına girmemekle beraber, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka koruması tanınmış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca 'Türkiye'de marka korumasından aynı şekilde yararlanır.

7. Karşılıklılık İlkesi Nedir?

Bir ülkenin; kendi vatandaşlarına diğer ülkede belirli konularda hak tanınması halinde; buna karşılık olmak üzere, anılan diğer ülkenin vatandaşlarına benzer hakları tanıması veya ulusal muamele ilkesini uygulaması karşılıklılık ilkesi olarak tanımlanmaktadır. Bu ilke hukuken veya fiilen (de facto) uygulanabilir. Karşılıklılık iki ülke arasındaki ikili anlaşma ile hukuken sağlanabileceği gibi, bir hukuki metin olmamakla birlikte fiili uygulama ile de tesis edilmiş olabilir.

8. Tescilli Markayı Kullanmamanın Sonucu Nedir? Hangi Hallerde Marka İptal Edilir. Markanın iptali kararını kim verir?

Tescilli bir markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. Bu gibi durumlarda iptal yetkisi yetkili mahkemelere aittir.

9.Markayı Kullanma Kabul Edilen Durumlar Nelerdir?

a)Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması,

b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal yada ambalajlarında kullanılması,

c) Markanın marka sahibinin izni ile kullanılması,

d) Markayı taşıyan malın ithalatı,

markayı kullanma sayılan durumlardır.

10. Marka Devri Nedir? Nasıl Gerçekleştirilir?

Marka devri; markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı üçüncü şahıslara devredilmesidir.

Mahkeme kararının sonucu olan devir hariç markanın devri yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Markalar siciline kaydedilmeyen devir, üçüncü kişilere karşı marka hakkı olarak ileri sürülemez.

Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde uygulanır.

Marka devrinin sicile işlenmesi için, markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı kalitesi veya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmesi gerekir.

Ayrıca tescilli bir markanın devri sırasında, devredenin, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve benzer mal veya hizmetler için tescilli başka markaları bulunuyorsa, bu markalarının da devredilmesi gerekir. Aksi halde devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.

11. Markada Lisans ve Lisans Şartları Nelerdir?

Tescilli bir markanın kullanım hakkı (lisans) tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı lisans yoluyla üçüncü kişilere verilebilir.

Lisans inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir. İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz. Lisans sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü kişiler tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin yasalar uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin dava açma hakkı yoktur.

Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez. Lisans hakkı alan kişi, markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir.

Marka sahibi, talimatlarıyla uygunluk içinde, lisans alan tarafından üretilen malın veya sunulan hizmetlerin kalitesini garanti edecek önlemleri alır.

Sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tescilli bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava yoluyla ileri sürülebilir.

Lisans markalar siciline kayıt edilmediği sürece, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

12. Markada Unvan, Nevi ve Adres Değişikliği Nedir?

Marka sahibinin tescil sonrası unvanını, şirket çeşidini ve adresini değiştirmiş olması durumudur. Bu değişikliklerin markalar siciline işlenmesi gerekir.

Söz konusu değişiklikler ya marka sahibinin talebi üzerine yapılır, ya da marka sahibinin yeni bir marka başvurusu sırasında tespit edildiğinde, markalar sicilinde adına kayıtlı bulunan markalarının ve başvurularının tamamı üzerinde bu değişikliklerin yapılması Enstitü tarafından istenir ve yapılır. Bu tür değişiklikler marka tescil başvurularına da uygulanabilir.

13. Tescilli Markaların Koruma Süresi ve Yenileme Nasıldır?

Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde sonsuz sayıda yenilenebilir.

Koruma süresi sona eren marka, sahibinin veya onun yetkili kıldığı vekilin talebi halinde yenilenir. Yenileme talebinin yapılması koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi, ek ücret ödenmesi koşuluyla, koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden itibaren altı aylık süre uzatımı içinde de yapılabilir.

Yenileme süresi mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Koruma süresinin bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.

14. Marka Hakkı Nasıl Sona Erer?

İki nedenle marka hakkı sona erer:

Markanın süresi içinde yenilenmemesi, Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.

15. Marka Hakkından Vazgeçme Nedir?

Marka sahibi, yazılı olarak Enstitüye bildirmek üzere, markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin tamamından ya da bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme marka siciline kayıt tarihi itibariyle hüküm doğurur.

Marka siciline kayıt edilmiş hakların ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça marka üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmekte ise, onun izni olmadıkça da marka hakkından vazgeçilemez.

16. Yoksun Kalınan Kazancın Anlamı Nedir? Nasıl Saptanır? Artırımı Nasıl Olur?

Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fıili kaybın değerini değil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.

Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir.

a)Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre,

b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,

c) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre.

Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında özellikle markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı ve çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.

Marka üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün satışında markanın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatine vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir.

Markanın ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerekir.

17. Markada Tazminat Nedir?

Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

sayfa başına dön

18.Markanın İtibarı Zarara Uğrarsa Marka Sahibi Tazminat İsteyebilir mi?

556 sayılı KHK'nin 68 inci maddesi 'Markanın İtibarı' başlığı altında "Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle, ayrıca tazminat isteyebilir. " hükmü ile marka sahibinin tazminat isteyebileceğini hüküm altına almıştır.

19. Yurt Dışında Marka Tescili Nasıl Yapılır?

Türkiye dışındaki bir ülkede marka tescil ettirmek için, öncelikle marka tescili yapılacak ülkenin Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'na üye olması, bu anlaşmaları kabul etmemiş olmakla birlikte karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişileri kanunen veya fiilen marka koruması tanınmış veya tanıdığını yazılı olarak bildirmiş olması gerekir.

Marka, tescil edildiği ülkeye münhasırdır. Bir marka, tescil ettirileceği ülkenin kanun ve kurallarına uygun olarak tescil ettirilebilir.

20. Bir Ülkede Tescil Edilen Markanın Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır Bu Doğru Mudur?

Bir ülkede tescil edilen markanın tüm dünyada geçerli olacağı düşüncesi kamuoyunda yaygın da olsa veya olumlu bir yaklaşım gibi de görünse doğru değildir. Her ülkenin sınai ve fikri haklarla ilgili ulusal yasaları vardır. Bu yasalar önde gelir.

Bir marka, ilgili ülkede, o ülkenin yasaları kapsamında korunmaktadır.Bunun içindir ki, marka kullanılacağı ülkenin yasaları çerçevesinde tescil ettirilmelidir.

Ülkemizde bir işaret ancak tescil ettirilirse marka olarak hüküm ifade etmekte ve yasalarla korunmaktadır.

21. Marka Tescil Başvurusunun Reddine Neden Olabilecek Mutlak (Kesin) Nedenler Nelerdir?

Bir işletmeye ait mal veya hizmetleri diğer işletmelerinkinden ayırt edici özelliği bulunmayan, çizimle görüntülenemeyen veya benzer biçimde ifade edilemeyen, baskı yoluyla yayınlanamayan işaretler,

Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar,

Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları tek başına içeren markalar,

Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,

Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,

Yetkili makamlardan kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla Paris Sözleşmesi'nin 2 inci mükerrer 6 ıncı maddesine göre reddedilecek markalar,

Paris Sözleşmesi'nin 2 inci mükerrer 6 ıncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgli mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markalar,

Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ıncı maddesine göre tanınmış markalar,

Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,

Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar, redde neden olabilecek işaretler ve markalardır,

22. Marka Reddine Neden Olabilecek Kesin Nedenlerde İstisna Var mıdır? Var İse Nelerdir?

Bir marka, tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise 7. maddenin b,c ve d bentlerine göre tescili reddedilemez.

23. Rüçhan Nedir? Marka Tescilinde Rüçhan Hakkı Nasıl Elde Edilebilir?

Rüçhan, önceden doğan hak nedeniyle sıralamada öne geçme hakkıdır. Önceden doğan hak, bir başka ülkede tescil başvurusu, tescil, sergileme gibi yollarla elde edilir.

Marka tescil başvurularında iki yolla rüçhan hakkı elde edilmektedir.

1- Uluslararası sözleşmelere dayanan marka tescil başvurularından doğan rüçhan hakkı: Türkiye'de rüçhan hakkından yararlanabilmek için Paris Sözleşmesi'ne üye ülkelerden birinde, bir markanın tescili için usulüne uygun olarak yapılan başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde aynı markayı Türkiye'de tescil ettirmek için yapacakları başvuruda rüçhan (öncelik) hakkından yararlanabilirler.

2- Marka tescil ettirilebilecek ülkelerdeki ulusal veya uluslararası düzeyde resmi olarak açılan sergilerde mal veya hizmetlerini sergileyenler, sergideki gösterim tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye'de marka tescil ettirmek için başvuru yaptıklarında rüçhan hakkından yararlanabilirler.

Rüçhan hakkından yararlanmak isteyenler, uluslararası sözleşmelere dayanan başvurudan veya sergilerdeki gösterim hakkından doğan rüçhan hakkını kullanma konusunda durumlarını resmi olarak belgelendirmelidirler.

Başvuru tarihi itibariyle hüküm ifade eden marka rüçhanlı başvurunun değerlendirmedeki önceliği rüçhan tarihinde başlar.

24. Markalarda İlan Sistemi Nedir?

Marka tescil başvurusu usulüne uygun olarak yapılan ve tescil edilmesini engelleyen herhangi bir neden olmayan marka tescil başvurularının üçüncü kişilerin görüş ve değerlendirmesine açık olmak üzere Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmesidir. Bir marka tescil başvurusunun, tescil edileceğinin resmi olarak kesinleşmesi için Resmi Marka Bülteninde yayınlanarak üç ay ilanda kalması ve bu süre içinde üçüncü kişiler tarafından tescil başvurusuna herhangi bir itiraz gelmemiş olması gerekmektedir. Tescil başvurusuna başvurunun reddi ile sonuçlanacak bir itirazın gelmemiş olması gerekmektedir.

25. Markanın Sağladığı Haklar Üçüncü Kişilere Karşı Ne Zaman Hüküm İfade Eder ve Nasıl Değerlendirilir?

Markanın sağladığı haklar üçüncü kişilere karşı tescilli yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla ilgili olarak tazminat başvurunun yayını ile doğan haklar, tescilin yayını ile birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar veremez.

26. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamında İstisna Var mıdır?

Tescille doğan hakların kapsamında istisna, dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.

27. Marka Tescilinden Doğan Haklar Nasıl Tüketilir?

Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izniyle Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulmasından sonra piyasaya sürülen bu mallarla ilgili fıiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır.

Marka sahibinin yukarıdaki Paragraf kapsamına girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır.

sayfa başına dön

28. Hükümsüzlük Halleri Nelerdir? Hükümsüzlüğü Kimler, Nasıl İsteyebilir?

Yetkili mahkeme tarafından karar verilebilecek hükümsüzlük halleri şunlardır:

556 sayılı KHK'nin 7. maddesinde sayılan haller. Ancak 7. maddenin (i) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.

Kararnamenin 8. maddesinde sayılan haller. Ancak 8. maddenin son fıkrası çerçevesinde açılan davada önceki hak sahibi koruma süresinin bitiminden itibaren iki yıl içerisinde markasını kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.

Kararnamenin l4.maddesinde belirtilen kullanıma aykırılık. Ancak beş yılın dolması ile davanın açıldığı tarih arasında ciddi biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı düşünülerek kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay içerisinde gerçekleşen kullanmayı dikkate almaz.

Marka sahibinin davranışları nedeniyle marka mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi,

Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimalinin var olması,

Ortak ya da garanti markalarının teknik yönetmeliğine aykırı kullanımı.

Hükümsüzlük nedenleri markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin bazılarına ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilebilir.

Markanın hükümsüzlüğünü, zarar gören kişiler, Cumhuriyet Savcıları ve ilgili resmi makamlar ilgili mahkemeden isteyebilir.

29. Hükümsüzlüğün Etkileri Geçmişe Yansır mı?

Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde karanın sonuçları geçmişe etkilidir. Ancak marka sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi şu durumları etkilemez:

Markanın hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.

Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. Ancak hal ve şartlara göre, haklı sebeplerde hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.

Bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar herkese karşı hüküm doğurur

30. Marka Konuları ile İlgili Olarak Enstitü Nezdinde Kimler İşlem Yapabilir?

Enstitü nezdinde marka konularında işlem yetkisi olanlar;

a) Gerçek veya tüzel kişiler. Tüzel kişiler yetkili organları tarafından tayin edilen kişi veya kişilerce temsil edilir

b) Marka vekilleri. İkametgahı yurtdışında bulunanlar –Madrid Protokolü vasıtasıyla başvuruda bulunanlar hariç– ancak marka vekilleri aracılığıyla temsil edilirler.

31. Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Kullanımı Yasaklanabilir mi?

Marka sahibinin ticari vekil veya temsilcisi adına marka sahibinin izni alınmadan marka tescili yapılması halinde; marka sahibi kullanım için yetki vermemişse ve ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin markasının kullanılmasına itiraz etme hakkı ve söz konusu tescilin kendi lehine devredilmesini isteme yetkisi vardır.

32. Avrupa ile Gümrük Birliği başladığı için Avrupa'da daha önce tescilli bütün markalar Türkiye'de de geçerli olmakta mıdır?

Hayır. Avrupa'da tescilli veya kullanılan her markanın Türkiye'de de korunabilmesi için kesinlikle Türkiye'de de tescil edilmesi gerekir.

33. Madrid Protokolü Ülkemizde Ne Zaman Uygulanmaya Başlamıştır. Madrid Sistemi’nin Amaçları Nelerdir?

Madrid Protokolü 01.01.1999 tarihi itibarıyla ülkemizde uygulanmaya başlamıştır. Madrid Sistemi ile –protokole taraf ülkelerde olmak kaydıyla- tek bir dil kullanarak tek bir başvuru ile markaların uluslar arası tescilinin yanı sıra yenileme, devir, unvan ve adres değişiklikleri, eşya sınırlamaları gibi değişikliklerin tek bir basit işlemle uluslararası Sicile kaydedilmesi amaçlanmıştır.

34. Madrid Sisteminden Kimler Yararlanabilir?

Uluslararası başvuru; Madrid Protokolü’ne taraf olan bir ülkede gerçek ve etkin sınai veya ticari bir kuruluşu olan veya o ülkede yerleşik olan veya o ülkenin tabiyetinde olan bir gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilir. Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için öncelikle ilgili menşe ofiste tescilli bir markanın veya başvurunun bulunması zorunludur ve bu tescilde veya başvuruda eşya listesinin genişletilmesi mümkün değildir.

35. Madrid Sistemi İle Yapılan Uluslararası Tescil Esas Markaya Ne Şekilde Bağımlıdır?

Uluslararası tescilli marka; menşe ofiste başvuru halinde bulunan veya tescil edilen esas markaya uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıl bağımlı kalır. Eğer bu süre içinde menşe ofisçe tescil edilen marka (yani esas tescil) mahkeme kararı ile veya marka sahibi tarafından iptal edilirse uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescilin menşe ofise yapılan bir başvuruya dayandığı durumda ise; başvuru beş yıllık süre içinde reddedilir, geri çekilir yada başvurudan kaynaklanan tescil bu süre içerisinde hükümsüz kalır ise uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürenin bitiminden sonra uluslararası tescil, esas başvurudan veya esas tescilden bağımsız hale gelir.

36. Uluslararası Tescilin Koruma Süresi Ne Kadardır?

Uluslararası marka tescilinin de koruma süresi on yıldır. Uluslararası Büro, marka sahibine veya vekilin uluslararası koruma süresinin bitiminden önceki altı ay içinde bir hatırlatma yaparak sürenin bitmekte olduğunu bildirir.

37. Uluslararası Başvuruda Bulunmak İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Bilgisayar veya daktilo ile eksiksiz ve doğru olarak doldurulmuş başvuru formu (eksiksiz olarak doldurulmuş “Ücret Hesaplama Sayfası” ile birlikte; uluslararası marka tescil başvurusu işlem ücretinin yatırıldığını gösterir banka dekont aslı; başvuru sahibinin ticaretle, imalatla uğraştığını gösterir belge aslı veya sureti.

sayfa başına dön

38. Coğrafi İşaret Nedir?

Sınai mülkiyet hakları kapsamında olan coğrafi işaretler menşe ve mahreç işaretleri olarak iki grupta anılırlar.

Bir ürünün menşei olan yöre, alan veya bölge adı menşe adı olarak anılır. Bu şekilde anılabilmesi için ürünün,

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması;

Tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanan bir ürün olması;

Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması,

şartlarının birlikte karşılanması gerekir. Bu tür ürünlere örnek olarak Çerkez peyniri, Trabzon tereyağı, Bozcaada şarabı, Van otlu peyniri verilebilir. Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yerin doğa ve beşeri unsurlarından kaynaklanan özellikler taşır ve bu ürünler bu özellikleri ile ün kazanmışlardır. Menşe adını taşıyacak ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında üretilemezler. Çünkü ürün, niteliklerini ancak ait olduğu yöre içinde üretildiği takdirde kazanabilir.

Bir ürünün menşei olan yöre, alan veya bölge adının, "mahreç işareti" olarak tescil edilmesi için,

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, veya bölgeden kaynaklanan bir ürün olması;

Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş bir ürün olması;

Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması,

şartlarının birlikte karşılanması gerekir. Bu tür ürünlere örnek olarak Trabzon ekmeği verilebilir. Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yere ait doğal hammadde ya da beşeri unsurlara dayalı işlemlerden kaynaklanan özellikler taşır. Mahreç işaretini taşıyacak ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında da üretilebilirler. Ancak bu üretimde ait oldukları coğrafi bölgeye ait hammadde ve üretim yöntemlerinin aynen kullanılması ve ürünün kalitesinin aynı olması şarttır.

39. Coğrafi İşaret Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler Nelerdir?

a) Coğrafi işaret tanımına uymayan adlar ve işaretler,

b) Ürünlerin öz adı olmuş adlar ve işaretler,

c) Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki türleri, hayvan soyları veya benzer adlar,

d) Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı işaretler,

e) Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü'nü kuran Anlaşmaya üye ülkelerde korunmayan veya koruması sona ermiş veya kullanılmayan adlar ve işaretler.

40. Coğrafi İşaret Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?

Coğrafi İşaret Hakkına Tecavüz Halleri ilgili KHK'da belirtildiği gibi aynen şunlardır:

Tescil edilmiş coğrafi işaretler, bunların kullanım hakkına sahip olmayan üçüncü kişiler tarafından aşağıda yazılı biçimde kullanımları coğrafi işaret hakkına tecavüz sayılır.

a) Tescilli adın ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımlar veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran yada çağrıştırabilen ürünlerle ilgili olarak tescilli adın dolaylı veya dolaysız olarak ticari amaçlı kullanımı,

b)Sözcük olarak gerçek coğrafi yeri ifade etmekle birlikte halkta haksız biçimde ürünün başka yer kaynaklı olduğu izlenimini bırakan kullanımı veya korunan adın tercümesinin kullanımı veya 'stilinde', 'tarzında', 'tipinde' 'türünde', 'yöntemiyle', 'orada üretildiği biçimde' veya benzeri diğer açıklama veya terimlerle birlikte kullanımı,

c) Ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşei konusunda yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi,

d) Ürünün menşei konusunda halkı yanıltabilecek biçimde ambalajlanması veya yanılgı yaratabilecek diğer herhangi bir biçimde sunulması,

e) Bu maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,

f) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan coğrafi işarete sahip malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

Coğrafi işaret başvurusu bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre yayınlandığı takdirde, başvuru sahibi, coğrafi işarete vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir.

5194 sayılı Kanun'un 10.maddesi ile 555 sayılı KHK'ye eklenen 24/A maddesinde belirtildiği üzere;

a)Coğrafi İşaret hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, coğrafi işaret koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, coğrafi işaret koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak coğrafi işaret başvurusu veya coğrafi işaret hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

b)Korunan bir coğrafi işaret hakkının sahibi olmadığı, herhangi bir sebeple coğrafi işaret hakkının hükümsüzlüğü, coğrafi işaret korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir coğrafi işaret hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltı milyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

c)24 üncü maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca, işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur. Yukarıda yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse, çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzelkişinin işleri yürütülürken, 24 üncü maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzelkişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanunu'nun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.

Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendi uygulanmaz. Yani ceza davası "şahsi dava" olmaktan çıkarılmıştır. Coğrafi işaret korumasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka 24 üncü maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü coğrafi işaret hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir coğrafi işaret hakkının sahibi olmadığı veya herhangi bir sebeple coğrafi işaret hakkının hükümsüzlüğü veya coğrafi işaret korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına hukuken korunan bir coğrafi işaret hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret ve ifadelerin kullanılması durumlarında, 5590 veya 507 sayılı Kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.

Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayet, acele işlerden sayılır. Bu Kanun hükümlerine göre, coğrafi işaret hakkı başvurusu veya coğrafi işaret korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi vasıtaların zaptedilmesi veya elkoyulması veya yok edilmesinde, Türk Ceza Kanunu'nun 36 ncı maddesi hükmü ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.

41. Bir Ülkede Tescil Edilen Coğrafi İşaretin Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır. Bu Doğru Mudur?

Hayır. Türkiye'de tescil edilen coğrafi işaretler sadece Türkiye sınırları içinde geçerlidir. Paris Sözleşmesi'ne göre himayesi istenilen her ülke de ayrı müracaatta bulunulması gereklidir.

Patent

1. Buluş Nedir?, Patent Nedir?

Buluş, "tarım dahil, sanayideki herhangi bir spesifik sorunun çözümü" olarak tanımlanır.

Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Bu hakkı gösteren belgeye de patent denir. Geleneksel terminoloji ile sınai mülkiyet haklarının içinde önemli bir yer tutan "patent hakkı", özellikle teknoloji transferinin aracı olması bakımından gelişmekte olan ülkeleri daha çok ilgilendiren maddi olmayan bir mala ilişkin haktır.

2. Buluşların Patent İle Korunmasının Amaçları Nelerdir?

Amaçları şu şekilde sıralayabiliriz.

1- Zihni yaratmanın tanınması,

2- Buluş faaliyetinin özendirilmesi,

3- Buluş sahibinin ödüllendirilmesi,

4- Araştırma geliştirme sonuçlarının açıklanarak, teknik bilginin yaygınlaştırılması.

Bu amaçlara ulaşmak üzere geliştirilen patent sistemi, buluş sahiplerinin buluşlarını, başkalarının kolayca anlayabileceği ve bundan yararlanarak daha iyi çalışmalar yapabileceği biçimde ayrıntılı olarak açıklamaları karşılığında kendilerine, buluş konusu ürünü üretme, kullanma ve satma konusunda belirli bir süre ayrıcalık veren bir sitemdir. Buluş sahibinin ödüllendirilerek buluş yapmanın özendirilmesi ve buluşlarla ilgili bilginin ortaya koyulması, bu bilgiler ışığında yeni kişilerin yeni buluşlar yapabilmelerini ve bu buluşların sanayiye uygulanmasını sağlamakta ve böylece ülkedeki ekonomik gelişmeye büyük katkı sağlanmaktadır.

3. Patentle Korunacak Buluşlarda Aranan Kriterler Nelerdir ? Hangi Buluşlar Patent İle Korunabilir ?

Patentle korunacak buluşlarda aranan kriterler şunlardır;

yenilik

tekniğin bilinen durumunun aşılması

sanayiye uygulanabilirlik

Yenilik, başvuru yapılmadan önce başkaları tarafından yazılı, sözlü ya da uygulanarak açıklanmamış olmak anlamında mutlak yeniliktir. Tekniğin bilinen durumunun aşılması kriteri ise "konuda uzman bir kişinin kolayca düşünüp uygulamaya koyamayacağı" nitelik anlamındadır. Sanayiye uygulanabilirlik, buluşun tümüyle kuramsal olmak yerine pratiğe uygulanabilir özellik taşıması demektir. Bu üç kriteri taşıyan buluşlar patent ile korunurlar.

4. Patent Verilemeyecek Konular ve Buluşlar Nelerdir ?

Aşağıda sayılanlar buluş niteliğinde olmadıkları için patent kapsamı dışında kalır ve bunlar için koruma talep edilmesi halinde patent verilmez.

a - Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;

b - Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;

c - Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar yazılımları;

d - Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller.

e - İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri.

(e) bendindeki hüküm bu usullerin herhangi birinde kullanılan terkip ve maddeler ile bunların üretim usullerine uygulanmaz.

Aşağıda belirtilen buluşlar patent verilerek korunmaz:

a - Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.

b - Bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usulleri.

5. Buluşa Patent Verilmesini Etkilemeyen Açıklamalar Nelerdir?

Bir buluşla ilgili olarak yapılan bir patent/faydalı model başvurusu tarihinden önceki oniki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmiş ise rüçhan hakkı tarihinden önceki oniki ay içinde açıklama yapılmış olması buluşa patent/faydalı model belgesi verilmesini etkilemez.

6. Faydalı Model Nedir ve Yararları Nelerdir?

Türkiye'de ve dünyada yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine belirli bir süre (10 yıl), bu buluş konusu ürünü üretme ve pazarlama hakkının tanınmasıdır.

Faydalı model belgesi verilmesi işlemleri, patent verilmesine oranla, hem zaman hem de masraf açısından daha elverişlidir. Faydalı model koruması elde etme işlemlerinin basit ve ucuz olmasının, özellikle küçük ve orta ölçekli sanayicilerimizin ve araştırma kuruluşlarımızın buluş yapmalarını ve bunları sanayiye uygulamalarını özendireceği düşünülmüştür. Diğer taraftan, özellikle günümüzde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin gerçekleştirdiği yeniliklerin, rakiplerce hemen hemen aynısının yapılarak taklit edilmesi tehlikesi mevcuttur. Küçük ve orta büyüklükteki bu işletmelerin, mütevazı de olsa, bu buluşlarını faydalı model belgesi vererek korumak, onların ekonomik varlıklarının idamesine hizmet edecektir. Başka bir deyişle, faydalı model koruması, tecavüz fiillerine karşı, patent korumasına oranla daha çabuk ve seri bir işlev görecek şekilde düzenlenmiştir.

7. Rüçhan Hakkı Nedir ve Buluş Sahibine Ne Gibi Yararlar Sağlar ?

Eğer buluşun birden fazla ülkede korunması istenirse, ilk patent başvurusunun herhangi bir ülkede yapılması tarihinden itibaren 12 aylık bir süre içinde aynı buluş için başka bir ülkede başvuru yapma konusunda bir haktan yararlanılabilir, buna rüçhan hakkı denir.

Bir başvuru sahibinin herhangi bir ülkede yaptığı başvurunun tarihi ile bu başvurusuna dayanarak daha sonra yaptığı başvurunun tarihi arasında üçüncü kişilerce buluş konusuna benzer bir konu için patent başvurusu yapılırsa, o başvuru karşıt doküman olarak gösterilemez.

Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuru ile birlikte veya başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı belgesini, patent başvurusu tarihinden itibaren üç ay içerisinde vermediği takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.

Yabancı ülkelerde patent verilmesi için yapılan bir başvurunun farklı ülkelerde yapılmış olmasına bakılmaksızın birden çok rüçhan hakkı talebinde bulunulabilir.

8. Patent Başvurusu Yapmadan Önce Neler Yapılabilir?

Patent başvurusu yapılmadan önce başvuru sahibinin buluş konusu teknik ile ilgili Türk Patent Enstitüsüne başvurarak patent araştırması yapması önerilir. Tekniğin bilinen durumunun araştırılması, buluş sahibine kendi buluşunu mevcut patentlerle karşılaştırma, benzerlikleri ve farklılıkları görme olanağını sağlar. Başvuru sahibi buluşunun yeni olup olmadığı konusunda genel bir fikre sahip olur. Böylece mevcut teknoloji bilinerek yapılan bir patent başvurusunun reddedilme olasılığı azaltılmış olur.


sayfa başına dön

9. Türkiye'deki Patent Başvurularının Sayısının Çok Az Oluşunun Nedenleri Nelerdir?

Ülkemizdeki patent başvuruları sayı olarak az olmakla birlikte, son yıllarda büyük artışlar görülmektedir.
Patent başvuru sayılarının az oluşunun başlıca nedenleri şunlardır;

a) Türkiye'de, patent, patentin sağladığı haklar konusunda yeterli bilgi ve bilinç oluşmamıştır. Bu nedenle, Enstitümüz son yıllarda tanıtım ve bilinçlendirme faaliyetlerine büyük önem vermektedir.
b) Patent'in "pahalı" olduğu kanısı yaygındır. Bu sorunu çözmek için, Enstitümüz, TÜBİTAK ile işbirliği yapmış, böylece Patent başvurularının desteklenmesi sağlanmıştır.
c) Ülkemizde AR-GE çalışması az yapılmakta, yapılan AR-GE çalışmaları da bilinç eksikliği dolayısıyla patente dönüşmemektedir. Örneğin 2004 yılında, milyon dolar Araştırma –Geliştirme Harcamaları başına düşen yerli başvuru sayısında dünya ortalaması 0.81 iken, Türkiye’de sadece 0.14 olduğu görülmektedir.
d) Patent sisteminin önemli öğelerinden biri de mahkemelerdir. Mahkemelerde Patent haklarının güçlü bir şekilde korunmayacağı kaygısı buluş sahiplerinin patent koruması talep etmek için yeni başvurular yapma isteklerini azaltmaktadır. İhtisas Mahkemelerinin kurulmasıyla, bu konuda yaşanan sorunlar azalmıştır.
e) Patent, araştırma ve inceleme aşamalarından geçen uzun bir süreçtir. Bazı buluş sahipleri, patent yerine, araştırma ve inceleme yapılmadığı için daha hızlı sonuçlanan faydalı model korumasını tercih edebilmektedir.

10. Türkiye’de kaç çeşit patent sistemi vardır ?

Türkiye’de biri incelemesiz; diğeri incelemeli olmak üzere iki çeşit patent sistemi vardır. İncelemesiz sistemde, ülkemizde mali kaynakları kısıtlı olan buluş sahiplerine ucuz, süratli, ancak süresi nisbeten kısıtlı, 7 yıllık bir koruma sağlanmaktadır. İncelemeli sistemde işlemler daha uzun sürmekte, ancak incelemeli patent, başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olup olmadığını gösteren bir inceleme raporuna dayanarak verildiği için daha sağlam ve daha uzun bir koruma elde edilmektedir. İncelemesiz patent, gerekli şartlar yerine getirilmek ve incelenmek şartıyla incelemeli patente dönüştürülebilmektedir.

11. Türkiye’nin üye olduğu uluslararası ve bölgesel anlaşmalardan hangileri patent ile ilgilidir ?

Paris Antlaşması

Dünya Fikri Haklar Örgütünü Kuran Antlaşma

Patent İşbirliği Antlaşması

Uluslararası Patent Sınıflandırması İçin Strasbourg Antlaşması

Mikroorganizmaların Uluslararası Tevdii İle İlgili Budapeşte Antlaşması

Dünya Ticaret Örgütünü Kuran Antlaşma ( TRIP’s Metni)

Avrupa Birliği Ortaklık Konseyi Kararı

Avrupa Patent Sözleşmesi

12. Patent Verilen Bir Konudaki Ürünlerin Tümünün Üretme ve Pazarlama Hakkının Patent Sahibinin Tekeline Verildiği Düşüncesi Doğru mudur?

Patent koruması genel nitelikli değildir. Yani sanayinin herhangi bir alanının herhangi bir konusundaki bir buluşun patentle korunuyor olması, sanayinin o konudaki tüm ürünlerinin üretim ve pazarlama hakkının patent sahibine verildiği anlamına gelmez. Patent başvurusu veya patentten doğan korumanın kapsamı, buluş konusunu açıklayan tarifnamenin bir parçası olan istem veya istemler ile belirlenir. İstem veya istemler, bir yandan patent başvurusu veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak ve diğer yandan da üçüncü kişilere korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade edecek şekilde birlikte yorumlanır. Bu korumanın sınırlarını buluş konusu ile aynı olan bütün ürünleri kapsar şekilde düşünmemek gerekir. Bir başka araştırmacının bir başka çözüm yolu ile aynı sonuca ulaşması mümkündür. Dolayısıyla birbirinden farklı teknik çözüm yolları ile elde edilen sonuçların her biri ayrı ayrı patent verilerek korunabilir.

Buluş yeni bir ürün ile ilgili olabileceği gibi bir ürünün üretilmesi için geliştirilen yeni bir yöntem ile de ilgili olabilir.

13. Bir Ülkede Alınan Patentin Tüm Dünyada Geçerli Olduğu Düşüncesi Doğru mudur?

Buluşların patent ile korunması her ülkede geçerli olan ulusal yasalar çerçevesinde sağlanmaktadır. Yani bir buluşun patent ile korunması için, korunma istenen her ülkede patent başvurusunun yapılması zorunludur.

Dünya Patenti veya Uluslararası Patent bir hedef olmakla birlikte bu hedefe henüz ulaşılamamıştır. Sadece 20 Avrupa ülkesi tarafından kabul edilen ve Avrupa Patent Sözleşmesi olarak adlandırılan bölgesel koruma sistemi, dünya patenti veya uluslararası patent uygulamasının bir denemesi olarak kabul edilebilir. Ama bu Sözleşmeye göre yapılan tek bir başvuru ile alınan patent belgesi ile buluşun korunması, yine patentin geçerli olduğu ulusal kanunlar çerçevesinde olmaktadır.

 

14. Patent veya Faydalı Model Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir?

Patent veya Faydalı Model Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 73/A maddesinde, patent veya faydalı model hakları konusundaki ihlal ve tecavüz hallerine ilişkin suçlar üç ayrı grupta toplanmış ve herbiri için ayrı cezai hükümler getirilmiştir.

Birinci grupta; patent veya faydalı model hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması; patent veya faydalı model koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, patent veya faydalı model koruması olduğunu belirten işaretin, yetkisi olmadan kaldırılması; bir kişinin kendisini haksız olarak patent/faydalı model başvurusu veya patent/faydalı model hakkı sahibi olarak göstermesi durumları tanımlanmış ve bu durumda suçlular hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

İkinci grupta ise; mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde, patent/faydalı model korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu haklarla ilgili lisansı, başkasına devretme veya verme veya rehnetme veya bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulması, korunan bir patent/faydalı model hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeple patent/faydalı model hakkının hükümsüzlüğü veya patent/faydalı model korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir patent hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumları tanımlanmış ve bu durumda suçlular hakkında iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

Üçüncü grupta ise patent haklarına tecavüz sayılan fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca, haklarında bu tür suçlardan dolayı cezalara hükmolunanların, varsa işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılması ve aynı süre ticaretten men edilmeleri hüküm altına alınmıştır.

15. Yurtdışında Patent/Faydalı Model Başvurusu Nasıl Yapılır?

Yurt dışında patent/faydalı model başvurusunda bulunmak isteyen buluş sahipleri veya başvuru sahipleri, bu ülkelerin her birinde, o ülkenin sistemine uygun bir şekilde ve o ülkenin dilinde hazırlanmış ayrı ayrı başvurularda bulunmak zorundadırlar. Ancak, 12.07.1995 tarih ve 4115 sayılı Kanunla Türkiye'nin katılmayı kararlaştırdığı ve 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) ile birden fazla ülkede buluşlarını koruma altına almak isteyen başvuru sahipleri, tek bir başvuru ile PCT'ye üye ülkelerin tamamında patent başvurusu yapabilmektedirler. PCT ile ilgili temel bilgileri içeren kitapçık ve PCT başvurusu yapabilmek için gerekli başvuru formları Enstitümüzden ücretsiz olarak temin edilebilmektedir.

Ayrıca 1 Kasım 2000 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Avrupa Patent Sözleşmesi aracılığıyla yapılacak bir patent başvurusu ile de Sözleşmeye üye ülkelerin tamamında veya seçilen ülkelerde bir patent koruması elde etmek mümkün olmaktadır.

16. Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) Aracılığıyla Bir Başvuru Nasıl Yapılır?

Patent İşbirliği Anlaşması aracılığıyla Türk Patent Enstitüsüne yapılan uluslararası bir başvuru ile bu Anlaşmaya üye ülkelerin tamamında veya seçilen ülkelerde Türkiye’ye yapılan başvurunun tarihinden itibaren bir koruma elde etmek mümkündür. Bununla ilgili basılı uluslararası başvuru dilekçelerinin bir sureti (İngilizce, Almanca veya Fransızca) ve başvuru aşamasında ödenmesi gereken ücretlerle ilgili bilgiler Enstitü’den temin edilebilir.

Türk Patent Enstitüsüne uluslararası başvuru dilekçesi, buluş konusunu açıklayan İngilizce, Almanca, Fransızca veya Türkçe hazırlanmış tarifname, istemler, özet ve varsa resimler ve ilgili ücretlerin ödendiğine dair belge sunularak yapılan PCT başvurularında Enstitü sadece başvuruları kabul etmek ve başvuruyu, uluslararası başvurularla ilgili işlemleri yürütmekle görevli WIPO-Uluslararası Büro ve seçilen araştırma kuruluşuna iletmekle yükümlüdür. Bundan sonraki tüm işlemler başvuru sahibi ile Uluslararası Büro ve seçilen Araştırma Kuruluşu arasında devam etmektedir.

sayfa başına dön

17. Yıllık Ücretlerin Ödenme Süreleri ve Sonuçları Nelerdir?

Bir patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan ve ücret listesinde belirtilen yıllık ücretler, Enstitünün bildirimine gerek olmaksızın patentin koruma süresi boyunca her yıl vadesinde (başvuru tarihine tekabül eden ay ve günde ) peşin olarak Enstitünün hesabına ödenmeli ve banka dekontu aslı Enstitü’ye gönderilmelidir.

Yıllık ücretlerin, belirtilen vadede ödenmemesi halinde, bu ücretler, ücret listesinde belirtilen ek bir ücretin ilavesi ile vadeyi takip eden altı ay içinde, gecikmeli olarak ödenebilir.

Bu süre içinde de yıllık ücretlerin ödenmemesi halinde patent hakkı, bu ücretin son ödeme tarihi itibariyle, sona erecektir.

18.Patent Başvurusunun veya Patentin Kullanma Hakkının Sözleşmeye Dayalı Lisansa Konu Olması Durumunda Nasıl Başvuruda Bulunulur?

Patent başvurusunun veya patentin kullanma hakkı, milli sınırların bütünü içinde veya bir kısmında geçerli olacak şekilde, lisans sözleşmesine konu olabilir. Lisans sözleşmesinin Patent Siciline kayıt edilebilmesi için aşağıda sayılanlarla Enstitüye başvuruda bulunulmalıdır

a. Dilekçe,

b.Taraflarca imzalı, imzaları onaylı lisans sözleşmesi,

c. Patent belgesi aslı veya belge aslı sunulamıyorsa onaylı patent belgesi düzenlenmesine ilişkin talep,

d.Ücret listesinde belirtilen ücretin ödendiğini gösterir belge

e. Vekaletname

19. Patent Sahibi Patent Konusu Buluşu Kullanmıyorsa, Ne Şekilde Lisans Verme Teklifinde Bulunabilir?

Patent sahibi patent konusu buluşu kullanmıyorsa, Enstitü'ye yapacağı yazılı bir başvuru ile ve ücret listesinde belirtilen ücreti ödeyerek, patent konusu buluşu kullanmak isteyen herkese lisans vereceğini bildirebilir. Enstitü, lisans verme tekliflerini Patent Siciline kayıt ederek ilan eder. Lisans verme teklifleri halkın incelemesine açıktır.

20. Patent Başvurusu veya Patent Hakkının Devri İşlemi İçin Ne Şekilde Başvuruda Bulunulmalıdır?

Patent başvurusu veya patent başkasına devir edilebilir. Devir işleminin patent siciline kayıt edilebilmesi için aşağıda sayılanlarla başvuruda bulunulmalıdır.

a. Dilekçe,

b. Devreden ve devralan tarafından imzalanmış ve imzaları onaylanmış devir belgesi,

c. Patent belgesi aslı veya belge aslı sunulamıyorsa onaylı patent belgesi düzenlenmesine ilişkin talep,

d. Ücret listesinde belirtilen ücretin ödendiğini gösterir belge,

e. Vekaletname

21. Patent Başvurusu veya Patent Hakkının Veraset Yoluyla İntikali ya da Rehin Edilmesi İşlemi İçin Ne Şekilde Başvuruda Bulunulmalıdır?

Patent başvurusu veya patent başkasına miras yoluyla intikal edebilir ya da rehin edilebilir. Miras yoluyla intikal veya rehin işleminin Patent Siciline kayıt edilebilmesi için aşağıda sayılanlarla başvuruda bulunulmalıdır.

a) Miras yoluyla intikal işlemi için:

1. Dilekçe,

2. Veraset ilamı,

3. Patent belgesi aslı veya belge aslı sunulamıyorsa onaylı patent belgesi düzenlenmesine ilişkin talep,

4. Ücret listesinde belirtilen ücretin ödendiğini gösterir belge,

5. Vekaletname(Gerekiyorsa).

b) Rehin işlemi için:

1. Dilekçe,Rehin sözleşmesi,

2. Patent belgesi aslı veya belge aslı sunulamıyorsa onaylı patent belgesi düzenlenmesine ilişkin talep,

3. Rehin ücretinin ödendiğini gösterir belge

22. Kullanma Zorunluluğunun Gerçekleştirildiği Konusunda Enstitüye Ne Şekilde Bildirimde Bulunulur?

Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır. Kullanma zorunluluğu patentin verildiğine ilişkin ilanın ilgili bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç yıl içinde gerçekleştirilmelidir.

Kullanmanın değerlendirilmesinde pazar şartları göz önünde tutulur. Objektif nitelik taşıyan ruhsatlandırma, standartlara uygunluk, değişik alanlarda yeni uygulamaların yapılmasına ihtiyaç duyma gibi teknik veya ekonomik veya hukuki sebepler patentin kullanılamamasının haklı sebepleri olarak kabul edilir. Patent konusu buluşun kullanılmasını engelleyecek nitelikte kabul edilen bu sebepler, patent sahibinin kontrolü ve iradesi dışındaki sebeplerdir. Patentin kullanılamamasının haklı sebeplerine ilişkin bilgi ve belgeler, patent sahibi tarafından patentin verildiğine ilişkin ilanın ilgili bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç yıl içinde Enstitü’ye verilir ve Patent Siciline kaydedilir.

Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından düzenlenen Enstitü nezdinde buluşu kullanmakta olduğunu kanıtlayacak resmi nitelikli kullanım belgesi, patentin kullanıldığı hakkındaki beyanı kapsamalı ve ticaret veya sanayi odaları, konu ile ilgili diğer meslek kuruluşları veya ilgili başka kurumlarca onaylanmalıdır. İthalat halinde, ithalat belgesi kullanım belgesi yerine geçer.

Kullanım belgesinde; patentin tarihi, numarası, buluş başlığı, kullanımın başladığı tarih, beyanda bulunanın adı, adresi, imzası ve tanzim tarihi bulunmalıdır.

Kullanım belgesi ve ithalat belgesinin Patent Siciline kayıt edilebilmesi için Ücret listesinde belirtilen ücret ödenmelidir.

23. Unvan ya da Adres Değişikliği İşlemi İçin Ne Şekilde Başvuruda Bulunulmalıdır?

Patent başvurusu veya patentin sahibinin unvanı ya da adresinde herhangi bir değişiklik söz konusu ise, bu değişikliğin Patent Siciline kayıt edilebilmesi için, aşağıda sayılanlarla Enstitüye başvuruda bulunulmalıdır.

a) Unvan değişikliği için:

1. Dilekçe,

2. Unvan değişikliğini gösterir belge,

3. Patent belgesi aslı veya belge aslı sunulamıyorsa onaylı patent belgesi, düzenlenmesine ilişkin talep,

4. Ücret listesinde belirtilen ücretin ödendiğini gösterir belge,

5. Vekaletname.

b) Adres değişikliği için:

1. Dilekçe,

2. Patent belgesi aslı veya belge aslı sunulamıyorsa onaylı patent belgesi düzenlenmesine ilişkin talep,

3. Ücret listesinde belirtilen ücretin ödendiğini gösterir belge,

4. Vekaletname.

24. Patent hakkının sona ermesinin sebepleri nelerdir?

Patent hakkı;

1. Koruma süresinin dolması;

2. Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi;

3. Yıllık ücretlerin ve ek ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi;

sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.

25. Avrupa Patent Sözleşmesi Nedir?

Türkiye'nin Avrupa Patent Sözleşmesi'ne katılımı 27.01.2000 tarih ve 4504 sayılı Kanun ile kabul edilmiştir. Avrupa Patent Sözleşmesi Türkiye'de 1 Kasım 2000 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir ve Türkiye ile birlikte 31 Avrupa ülkesinde geçerlidir. Avrupa Patent Sözleşmesi kapsamında yapılan bir Avrupa patent başvurusu, Avrupa Patent Ofisi tarafından tescil edilirse, sözleşmeye üye ülkelerde geçerli bir Avrupa patenti elde edilmektedir. Avrupa Patent Sözleşmesine üye ülkeler şunlardır: Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, GKRY, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Letonya, Lihteştayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Monako, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya, Slovakya, Türkiye ve Yunanistan.

sayfa başına dön

Endüstriyel Tasarım

1. Endüstriyel Tasarım Koruması Nedir?

Bilgisayar programları ve yarı iletkenlerin topografyaları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanısıra bileşik bir sistem veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri, birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimleri, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri içine alan ürün yelpazesinde yer alan ürünlerin kendilerinin veya bir parçasının yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olmak şartıyla dış görünümlerinin koruma kapsamı altına alınmasıdır.

Başvuru sahibi, tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünün tescilini 4 defa yenilemek suretiyle 25 yıla kadar üretme hakkına sahip olacaktır.

2. Endüstriyel Tasarım Olarak Tescil Edilemeyecek Tasarımlar Nelerdir?

Aşağıda belirtilen koruma şartlarını karşılamayan tasarımların tescili kesinleşmeyecektir.

1. Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Bileşik bir ürünün bir parçası ile ilgili tasarımın kendi yeni ise ve ayırt edici bir niteliğe sahipse ayrıca korumadan yararlanır.

2. Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir.Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Üçüncü şahıslara yapılan ve açıkça veya zımnen gizlilik niteliği taşıdığı anlaşılan açıklamalar kamuya sunmanın kapsamı dışındadır.

3. Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile 554 sayılı K.H.K..'nın yedinci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır.

Herhangi bir tasarımın ayırt edici nitelik açısından kıyaslandığı diğer bir tasarımın;

Başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de veya dünyada herhangi bir yerde piyasaya sunulmuş olması veya Enstitü tarafından tescilli bir tasarım olarak yayınlanmış ve ayırt edici nitelik açısından değerlendirilen tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinde henüz koruma süresini doldurmamış olması, gerekir.

Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.

4. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden önceki oniki ay içerisinde veya rüçhan talebi varsa, rüçhan tarihinden önceki oniki ay içerisinde tasarımcı veya halefi veya bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulur veya tasarımcı veya halefleri ile olan ilişkinin suiistimali sonucu kamuya sunulursa, bu açıklama 6 ncı ve 7 nci maddeleri çerçevesinde tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.

5. Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.

6. Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.

Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak zorunlu biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar koruma kapsamı dışındadır.

Ancak, bu konudaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı ve 7 nci maddelerinde belirtilen "yenilik" ve "ayırt edicilik" kriterlerini karşılamak koşulu ile farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle, sonlu veya sonsuz, çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar koruma kapsamına girer.

3. Tasarım Hakkı Talep Edenle Tasarımcı Arasındaki Fark Nedir?

Gerçek veya tüzel kişiler tasarım hakkı talebinde bulunabilirler. Tasarım hakkı sahibi; tescile konu olan tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünü üreten, piyasaya sunan, satan, sözleşme yapmak için icapta bulunan, ticari amaçlı kullanandır.

Tasarımcı ise; tasarımı gerçekleştiren kişidir. Ekip çalışması sonunda ortaya çıkan tasarımlarda tasarımcıların isimlerinin tek tek belirtilmesi gerekmektedir. Tasarım hakkı talep edenle tasarımcının farklı olması durumunda aradaki ilişki başvuru sırasında beyan edilmelidir.

4. Tescilsiz Endüstriyel Tasarım Kullanımının Sakıncaları Nelerdir?

Endüstriyel Tasarımların Tesciline İlişkin Kararname çıkana kadar daha önce TTK. Haksız Rekabet Hükümlerine ve Genel Hükümlere göre korunan tescilsiz tasarımlar, yine aynı şekilde korunur. Ancak tescilsiz kullanım 554 sayılı KHK'nin sağladığı hakları veremez. Bunların arasında yeralan en önemli hususlar tescilin sağladığı ispat kolaylığı ve ihlal halinde yaptırımların ağırlığıdır.

5. Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz Halleri Nelerdir?

Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:

1. Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak.

2. Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,

3. Yukarıda bahsedilen fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,

4. Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

5. Gasp.

Tasarım başvurusu bu konudaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayımlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz.

Tescil işaretleri kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.

sayfa başına dön

6. Endüstriyel Tasarım Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir?

5194 sayılı Kanunun 7.maddesi ile 554 sayılı KHK'ye eklenen 48/A maddesinde belirtildiği üzere:

1. Tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar veya tasarım koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, tasarım koruması olduğunu belirten işareti, yetkisi olmadan kaldıranlar veya kendisini haksız olarak tasarım başvurusu veya tasarım hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis veya ondörtmilyar liradan yirmiyedimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

2. Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği halde, tasarım hakkının korunmasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı, başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korunmasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında, kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyanlar veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine,

3. 48 inci maddede yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya yirmiyedimilyar liradan kırkaltımilyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca, işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur.

Bu maddede belirtilen suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada, bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan, işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzelkişinin işleri yürütülürken, 48 inci maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzelkişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanunu'nun 64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Yukarıda sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.

Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendi uygulanmaz. Yani tasarım ihlali nedeniyle açılan ceza davaları artık "şahsi dava" değildir. Tasarım korunmasından doğan hakları tecavüze uğrayandan başka, 48 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda Enstitü; tasarım hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir tasarım hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeple tasarım hakkının hükümsüzlüğü veya tasarım korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına hukuken korunan bir tasarım hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı, işaret ve ifadelerin kullanılması durumlarında, 5590 veya 507 sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.

Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır. Bu Kanun hükümlerine göre tasarım hakkı başvurusu veya tasarım korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz makine gibi vasıtaların zaptedilmesi veya elkoyulması veya yok edilmesinde, Türk Ceza Kanunu'nun 36 ncı maddesi hükmü ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

7. Bir Ülkede Tescil Edilen Endüstriyel Tasarımın Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır? Bu Doğru Mudur?

Bir ülkede tescil edilen Endüstriyel Tasarımın tüm dünyada geçerli olacağı düşüncesi tamamen yanlıştır. Türkiye'de başvurusu yapılan ve tescil edilen bir tasarım sadece Türkiye sınırları içinde söz konusu kanunun getirdiği koruma hakkından yararlanır. Bu nedenle, ayrıca koruması istenilen her ülkede, o ülkenin mevzuatına göre başvuruda bulunularak tescil ettirme imkanı vardır.

Lahey anlaşmasına katılım sonucunda Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tescilinin WIPO aracılığıyla yapılması sonucunda birden fazla ülkede tek bir ücretle, tek bir büro vasıtasıyla koruma sağlanabilecektir.

8. Üzerinde Sınai Mülkiyet Hakları Bulunan Bir Üründe Küçük Değişiklikler Yapılırsa Endüstriyel Tasarım Tescili Olabilir mi?

Üzerinde Sınai Mülkiyet Hakları Bulunan Bir Üründe Küçük Değişiklikler Yapılırsa Endüstriyel Tasarım Tescili Olabilir mi?
Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ikinci bölümünde yer alan koruma şartlarına haiz tasarımlar tescil edilebilir. Bu bakımdan bir tasarımın tescil edilebilmesi için yenilik kriterini taşıması ve ayırt edici nitelikte olması gerekir. Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Ancak sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa yenilik ve ayırt edicilik kriterleri açısından değerlendirilerek tescil talebi geri çevrilebilir.

9. Yurt Dışında Tasarım Başvurusu Nasıl Yapılır?

Sınai Mülkiyetin Himayesine Dair Paris Sözleşmesi'ne üye ülkelerden herhangi birinde tasarım tescili yaptırmak isteyenler, ilgili ülke mevzuatına göre o ülkede ikamet eden bir vekil kanalıyla başvuruda bulunarak tasarım tescili elde edebilir. Yurt dışındaki vekil adresleri Türk Patent Enstitüsü'nden temin edilebilir.

10. Endüstriyel Tasarımın İtibarı Zarara Uğrarsa, Endüstriyel Tasarım Sahibi Tazminat İsteyebilir mi?

Tasarımdan doğan hakları tecavüze uğrayan tasarım hakkı sahibi, mahkemeden tecavüzün giderilmesini, maddi ve manevi zararın tazminini talep edebilir. Tasarımdan doğan haklara tecavüz eden tarafından tasarımın kötü şekilde üretimi veya uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda tasarımın itibarı zarara uğrarsa, tasarım hakkı sahibi bu nedenle ayrıca tazminat isteyebilir.

 

 
 

Marka Tescilinde Nice Sınıflandırması 35 inci Sınıf Uygulama Değişikliği

Türk Patent Enstitüsü 19 Ekim 2011 tarihinde 35. Sınıf ile ilgili 6. Alt sınıfı olan ““Müşterilerin malları elveriş...


Yeni ofisimize taşındık !

17 Ekim 2011 tarihi itibariyle yeni ofisimizdeyiz. Her zamanki telefon ve faks numaralarımızdan bize ulaşabilirs...


Yeni web sitemiz yayına açılmıştır !
Şirketimizin web sitesi yenilenen arayüzü ile yayın hayatına başlamıştır.

© Erk Patent Tüm Hakları Saklıdır.
R&E - Web Tasarım